Elinize Sağlık

Kadın ve Hobi

Yılandan Çok Korktum

Yılandan Çok Korktum

Rumuz : crazygirlRüyamda tuvaletin duvarından bir yılan çıktığını gördüm. Yalın ayak olduğum için üstüme gelmemesi için ellerimle yılanı iteklemeye başladım. Böyle yapınca elime dolandı ve bütün parmaklarımı tek tek soktu. Canımın acıdığını hissettim resmen. Hemen evden dışarı çıktım ve kapıda ablamla karşılaştım. ‘Abla ne olur kurtar beni canım çok yanıyor deyip yardım istedim. Ablam elime baktı ve ‘Yılan ölmüş zaten korkma dedi. Sabah kalktığımda bile korkum geçmemişti, bu rüyam çok etkiledi beni. Allah hayretsinRüyayı görenin yaşı, sosyal durumu belli değil. Sanki genç bir insan. Ailenin bir takım maddi sıkıntıları olacak. Daha doğrusu aile maddeten sıkıntıya doğru gidiyor. Bu delikanlı mesleği olan biri olmalı. Ve ona güveniyor. Ailenin geçimiyle ilgili bir görev üstlenebilir fakat bu onun sandığı kadar kolay olmayacak. Korktuğu şeyle karşılaşacak. Bu tecrübe ona ciddi şeyler katacak, sıkıntı da uzun sürmeyecek.

Akay Gelinleri Önce Doğaya ‘Evet’ Diyor

Akay Gelinleri Önce Doğaya ‘Evet’ Diyor

Akay gelinlik ülkenin en geniş sivil katılımlı örnek projesi olan 7 Ağaç Ormanları projesini gerçekleştiren çEKüLile işbirliği yaptı. Akaydan gelinlik alan herkesin 7 ağacı olacak. Böylece çiftler geleceklerine 2 kere yatırım yapmış olacaklar.Birlikteliğinize sevdiğiniz insanla adım attığınız bu özel gününüzde kişiye özel dikimiyle yıllardır hizmet veren Akay, gelecekte daha iyi bir nesil yetiştirmek ve çocuklarımıza daha yeşil bir ortam bırakmak için Akay‘dan gelinlik alan her gelin adayı adına 7 ağaç dikecek.Dünyamızın ve ülkemizin yeşilini, ormanlarını ve yaşam kaynaklarını hızla yitirdiği şu günlerde, kullandığımız sudan soluduğumuz havaya, verimli topraklardan canlı çeşitliliğine kadar yaşamsal kaynaklarımız hızla tükenmekte. Bu tehditler ve küresel ısınma nedeniyle yılda kişi başına 7 ağacımızı yitiriyoruz. Bundan yola çıkarak Akay Gelinlik olarak çevre Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı çEKüLün kampanyasına yeni evlenen çiftlerle destek veriyoruz. Böylece Akaydan gelinlik alanlar önce doğaya evet diyecekler üstelik yüzde 50ye varan indirimlerle…Sizde adım atığınız bu özel gününüzde hem doğayı korumak hem de rüya gibi bir gelinliğe sahip olmak istiyorsanız Akay Gelinlik mağazalarına uğramalısınız.

www.akay.com.tr

Rüyalarla Gelen Buluşlar

Rüyalarla Gelen Buluşlar

Modern Atom Teorisi Nasıl KeşfedildiNiels Bohr adlı bir yüksek okul öğrencisi genç, şöyle bir rüya görür:
Kendisi, güneşin kızgın gazlarla dolu merkezinde duruyor ve gezegenler, ince ipliklerle bağlı oldukları güneşin etrafında dönüyorlardı. Her gezegen Bohrun yakınından geçerken bir de düdük çalıyordu. Sonra yanan gazlar soğuyup katılaştı, güneş ve gezegenler uzaklaşıp gitti ve Bohr uyandı. Bu rüya, güneş sistemi ile atom yapısı arasında bir benzerlik olduğunu gösteriyordu. Böylece, atomun ilk modern tablosu ortaya çıktı. Ortada bir çekirdek (nucleus) ile bunun etrafında dönen elektronlar… Yani modern atom teorisi, bir rüya ile başlamış oluyordu. Rüya Bir Başka İlim Adamının Yardımına Koşuyor 19. Asrın ortalarında ilim adamlarını hayrete düşüren bir olayın hikayesi bilim tarihinin sayfalarında yerini aldı. Kimya ilminde büyük bir adımın atılmasına yol açan olay, Alman kimyacısı Friedrich August Kekulenin rüyasıydı. 1850 yıllarında İngilterenin sisi eksik olmayan şehri Londrada çalışmalarını sürdüren Kekule, yorgun argın laboratuarından oteline dönerken otobüste uyuyakaldı. Ve ****z sonra da rüya görmeye başladı. Rüyasında atomlar zıplayıp oynayarak karşısında dans ediyorlar, bazıları da elele verip zincir şeklinde bir halka meydana getiriyorlardı. Arabanın fren yapmasıyla Kekule uyandı. Fakat rüyası ona çok şeyler öğretmişti. Gördüklerini formül haline getirip defterine kaydetti. Rüyadan yaralanarak ortaya attığı teori ile meşhur oldu ve kimya ilminde de büyük bir hamlenin öncülüğünü yaptı. Aradan 15 sene geçti. Bir kış günü Kekule, çalışma odasının şöminesinde yanan odunların çıtırtısını dinlerken uyuyakaldı ve yine rüya görmeye başladı. Yine rüyasında atomların hoplayıp zıplayarak dans etmekte olduğunu ve onları birbirine kenetleyen zincirlerin de birer yılana benzediğini gördü. Sonra yılanlardan biri aniden dönerek kendi kuyruğunu ısırdı. Bu esnada da Kekule uyanıverdi. Böylece karbon atomlarının zincirler şeklinde halkalar meydana getirebileceğini rüya sayesinde fark edebilmişti. Bunun sonucu olarak iç yapısı çözümlenemeyen benzinin yapısı anlaşıldı. Dante ve İlahi Komedya Dantenin oğlu J. Alighieri, babasının meşhur İlahi Komedya adlı eserinin parçalarını toplarken 13 şarkısını bulamıyor. Bütün aramalar boşa çıkıyor. Bir gece rüyasında babasını beyazlar giymiş bir vaziyette görüyor. Dantenin başında bir ışık, oğlunu hayatında iken oturduğu kendi odasına götürüyor. Eski zaman evlerinin karmakarışık dolapları ile arada kaybolmuş duran, hiç de dolap hissi vermeyen gizli bir yerde bu şarkıların durduğunu gösteriyor. Ertesi gün, rüyasında gördüğü yeri arayıp bulan Alighieri, kayıp olan 13 şarkıyı orada bulur. Bir Operanın BestelenişiRichard Wagner Tristan ve İsolde adlı operasının çok beğenilmesi, olağanüstü bulunması ve kendisine yapılan iltifatlar karşısında samimi bir arkadaşına şu itirafta bulunur : – Kıymetli dostum. Bu opera benim dehamın eseri değildir. Rüyamda gördüğüm ve işittiğim sesleri uyanır uyanmaz nota ile tespit ettim. Beğendiğiniz bu müzik, rüyalarımın sesidir. Benim zavallı kafam, böyle bir harikayı asla isteyerek ve düşünerek bulamazdı. Yine Wagner, meşhur Rhinegold operasını tamamlamış fakat bir bölümünü zihninde tasarladığı gibi besteleyemediğinden rahatsız oluyordu. Nihayet bir gece uykuya dalmak üzere ilen gördüğü rüyadan faydalanarak eserini istediği şekilde tamamlamayı sonunda başardı. Şeytan Sonatı Modern keman yayının mucidi G. Tartini, rüyasında Şeytana esir olduğunu görmüştü. Gene bu rüyada Tartini şeytan ile alay etmek üzere, ona bir keman vermişti. Fakat ne görse beğenirsiniz : Şeytan en derin hayallerin bile meydana getiremeyeceği kadar güzel bir sonat çalıyordu. Tartini uyanınca bu müzikten hatırladığı kadarını yazarak, Şeytan Sonatı nı meydana getirdi. Tartini bu rüya hikayesini 1766da astronom Joseph Lalandea anlatmıştı. Beethoven, Mozart, Schumann ve Saint-Saens gibi ünlü kompozitörler, bestelerinin bir kısmını rüyalarında görerek notaya almışlardır. İcat edici rüya görenler, rüyada gördükleri şeyleri ya doğrudan doğruya kullanmakta veya onlara sembolik bir anlam vermektedirler. Şairin RüyasıŞair Coleridge, Kubilay Hanla ilgili bir kitabı okumakta iken uykuya dalmıştı. üç saat kadar iskemlesinde öylece uyudu ve bu sırada rüyasında 200-300 satırlık bir şiir yazdığını gördü. Bu rüyada, şiirle ilgili hayaller maddeleşmiş olarak belirmişti. Coloridge uyanır uyanmaz rüyadan hatırladığı satırları yazmaya başladı. Bu sırada bir ziyaretçi geldi., bu nedenle çalışmalarına bir saat ara vermek zorunda kaldı. Sonra rüyanın kalan kısmını yazmak istedi, fakat o satırları unutup gitmişti. İşte Kubilay şiiri böyle meydana geldi. Dickensin Habercisiünlü yazar Charles Dickensın gördüğü bir rüya da ilginç rüya örnekleri arasındadır. Dickens rüyasını şöyle anlatıyor: Rüyamda, sırtında kırmızı bir şal olan bir hanım gördüm. Arkasını dönmüştü. Bana doğru döndüğünde onu tanımadığımın farkına vardım. ‘Ben Bayan Napierim dedi. Ertesi sabah uyandığımda giyinirken bu saçma rüyayı düşündüm. çok belirgin ancak hiçbir anlamı olmayan bir rüyaydı. Neden Bayan Napier? ömrümde Bayan Napier diye birini hiç tanımamıştım. O gece kütüphanede kitap okudum. Az sonra Bayan Boyle ve ağabeyi geldiler. Yanlarında kırmızı şallı genç bir bayan vardı. Onu bana Bayan Napier olarak tanıttılar. Dickensın anlattığı türden rüyaların genelde çok belirgin olarak kendilerine özgü bir yanı vardır.

Bilinç Altında Rüya

Bilinç Altında Rüya

Takıntılarından ve yarattığı sorunlardan kurtulmak için… Rüya analiziyle terapi Daha mutlu, başarılı ve güçlük olmak istiyorsanız, insanlarla daha iyi iletişim kurmaya çalışıyorsanız, öncelikle bilinçaltındaki takıntılarınızdan kurtulmalısınız. Bunun yolu da, rüyalarınız aracılığıyla alt beyninizin farkına varmanızdan geçiyor. Rüya analiziyle bunu gerçekleştirmeniz mümkün… RüYA: Yoldayım. Yanımda küçük kızım ile onun yanında bir çocuk daha var. Kız mı oğlan mı bilmiyorum. S. (komşum) ile karşılıklı konuşuyoruz. Onun yüzünde birden kendi yüzümü görüyorum. Zaman zaman S. oluyor, zaman zaman ben oluyorum. Saçlarım omuzlarımda (daha kısadır). Fön çekmişim ve çok güzelim. Yüzüm pırıl pırıl, aydınlık.ANALİZ: Komşusunun dişi güce ulaştığını (******l orgazmı bildiğini) kabul ederek onu kıskanıyor ve kendisini onun yerine geçiriyor. ******l orgazmı öğrenip, dişi güce ulaştığında pırıl pırıl ve aydınlık olacağına alt beyin sistemi de ikna olmuş. Tipik bir iyileşme rüyası… Okuduğunuz paragraf, kitaplardan edindiğimiz tipik bir rüya tabiri değil, uzmanlık alanı uyku psikofizyolojisi olan Psikiyatrist Doç. Dr. Nusret Kayanın kaleme aldığı İyileşme Kitabında yer alan bir rüya analizi. O alt beyin ile üst beyin arasında oluşan ve rüyalara yansıyan takıntılarımızı rüya analizleriyle ortadan kaldırarak bilincimizi yeniden kaynağına doğru açmayı hedefliyor. Ancak, altını önemle çizmekte yarar görüyoruz: Rüya analizini, rüya tabiri veya yorumuyla karıştırmamanız gerekiyor. Batıda pek çok psikiyatristin uyguladığı Rüya Analizi, başlı başına bir bilim dalı. Peki, rüyalarımız hem ruhsal sağlığımız hem de insanlar arası iletişimde neden bu denli önem taşıyor? Rüyalar mesaj gönderiyorRüyalar, alt beyin ve şuuraltı sistemlerinin özel bir evrensel sembol diliyle üst beyne verdiği mesajları içeriyor. Şuuraltı ve alt beyin sistemleri rüyayı görüyor, üst beyin sistemi hatırlıyor ve yazıyor. Böylece en azından alt ve üst beyin arasında bir temas kuruluyor. Bu mesajları şu şekilde özetleyebiliriz: üst beyne yani, farkında olduğumuz üstteki kişiliğe Senin beyninin derinliklerinde şu şu takıntılar var. Bunları halledemezsen, o muhteşem alt beyinsel enerjini sağlıklı olarak kullanamazsın diyor rüyalarımız. Dolayısıyla rüyalarınız çözümlenerek daha huzurlu, daha enerjik olmanız sağlanıyor. Rüya görmediğinizi düşünüyorsanız, kesinlikle yanılıyorsunuz. çünkü, her insan her gece rüya görüyor. Rüyalarınızı hatırlamaya özen gösterirseniz, mutlaka hatırlarsınız. üst beyin önemli, ancakDoç. Dr. Nusret Kaya, beyni, sağ ve sol yerine, üst ve alt beyin olarak tanımlıyor. Bir de bu ikisinin arasında Nusret Kayanın ilkel libido seviyesi olarak tanımladığı bir tabaka mevcut. üst beyin, bir milimetre kalınlığında, girintili-çıkıntılı, kabuk görünümlü, gri hücrelerden oluşan bir yapı. Tıptaki adı da korteks Beynin her iki yarım küresini de kaplayan, bir buçuk metrekarelik bir zar. Bu bölümün maksimum kapasitesi yüzde 28. İşte biz bu korteksle, yani üst beynimizle okuyoruz, yazıyoruz, düşünüyoruz, çalışıyoruz, konuşuyoruz, para kazanıyoruz… Dolayısıyla, genelde baktığımız zaman, bir üst beyin dünyası mevcut. Hepimiz konuşuyor, ancak hiçbirimiz kolay kolay birbirimizi anlamıyoruz. Neden mi? çünkü, üst beyin genelde zeka, para ve şekille ilgili ve biz tüm beynimizi üst beynimiz sanıyoruz. Oysa, mutlaka alt beynimizin farkına varmamız, ona ulaşmamızı engelleyen takıntılarımızın neler olduğunu bilmemiz gerekiyor. Ancak şuuraltı denen, Nusret Kayanın ise ilkel libido olarak adlandırdığı takıntılar yüzünden, alt beynimizle bağlantısız yaşıyoruz. Alt beynin daha huzurlu, başarılı, enerjik olmamız ve insanlarla daha iyi iletişim kurmamız açsısından neden önemli olduğuna gelince…Alt beyne ulaşmak şart!Nusret Kaya, beynimizi bir buzula, bir Aysberge benzetiyor. Buzulun üstünü hepimiz biliyor, görüyoruz. Ama, ondan çok daha büyük ve derin olan, altını görmediğimiz için, daha kapsamlı, daha büyük ve daha derin olduğuna hiçbirimiz inanmıyoruz. İşte, Nusret Kayaya göre önemli olan buzulun altını incelemek ve çözümlemeye çalışmak. Kaya, Biz, tüm beynimizi, korteksin oluşturduğu kadar zannediyoruz. Bence en büyük yanılgımız buKorteks dediğimiz, sadece buzulun üstü diyor. Alt beyin, beynin beyaz hücrelerden oluşan yüzde 72lik bir bölümü kaplıyor. üst beynin aksine, duygularımız başta olmak üzere, sezgisel iletişim ve güçlerimiz ise alt beynimizle bağlantılı. Yani, alt beyin, tüm duygularımızın ve içgüdülerimizin kaynağını oluşturuyor. Alt beynin işlevleri bununla da sınırlı değil. Ayrıca, RNA yoluyla atalarımızdan gelen bilgi şifrelerini depoluyor. Bir diğer görevi de; iç organlarımızı çalıştırmak. Otonom sinir sistemi dediğimiz kalbimizin çarpması, bağırsaklarımızın çalışması, tansiyonumuz tüm bunları düzenliyor. Dolayısıyla, alt beyin çok daha kapsamlı, çok daha güçlü özellikler taşıyor. Takıntılardan kurtulmalı ama nasıl? Nusret Kayaya göre insanların büyük çoğunluğu neredeyse yüzde 99u alt beyni kullanmıyor. çünkü, üst beyin ve alt beynin ortasında şuuraltı var. Burada ****üel içerikli takıntılarımız yer alıyor. Bu takıntılardan kurtulamazsak, ömür boyunca alt ve üst beyin bağlantısı kurulamıyor, alt beyindeki koca bir hazine kaybedilebiliyor.Burada esas olan üst beyni devre dışı bırakıp, alt beyne olumlu telkinler yapmak. Bu konuda Batıda psikoanaliz yoluyla, rüya analizi ve serbest çağrışım metoduyla üst beyin devre dışı bırakılarak alt beyne inmeye çalışılıyor. İşte, rüya analizleriyle bu takıntılardan kurtularak beynin iki bölümünün bağlantısı sağlanıyor. Böylece üst beyinler daha güçlü oluyor. Bu da mutluluk, başarı, yaratıcılık, güç ve barış anlamına geliyor.