Elinize Sağlık

Kadın ve Hobi

Pembe Kurdelanın Sırrı

Koştur, koştur, koştur.

Bir türlü işler bitmiyor.

Zaman yetmiyor.

Ne kendimize, ne de aile fertlerine, çocuklarımıza, eşimize, anne-babamıza yeteri kadar zaman ayırabiliyoruz.

Öyle bir gayret hali ki, çoluk çocuk büyüyoruz fakat bir gün acıları takdir edip, bağrımıza basamıyoruz.

Yahut, çocuklar bizi güvenmiyorlar ki bizleri bağırlarına bassınlar.

Karşılıklı takdir eksikliğimiz, şefkat eksikliğine dönüyor.

Neredeyse en yakınlarımızla dahi robotla iletişim kurar gibi iletişim kuruyoruz.

Böyle mi olmalıydı? Hayatımızı hep şekilciliklerle biçimlendiriyoruz. Anneler gününde annemizi bir çiçekle hatırlamamız gibi.

Şöyle bir hatırlamaya çalışalım.

Çocuğumuzu bağrımıza basıp ta, onun bizim için önemli olduğunu en son ne zaman söyledik?

Evladımıza, annemize, babamıza, eşimize onların bizim hayatımızla ne kadar değerli olduklarını hiç söylüyor muyuz?

Bu konuda sizinle paylaşmak istediğim bir yazıyı aşağıya alıyorum.

SİZ ÇOK ÖNEMLİSİNİZ!

New Yorkda yaşayan bir öğretmen lise son sınıf öğrencilerinin diğer insanlardan farklı özelliklerini vurgulayarak onurlandırmaya karar vermişti. Her bir öğrencisini tahtaya kaldırıp onlara kendisi için ne kadar özel olduklarını belirtip sonra her birine üzerine altın harflerle siz çok önemlisiniz yazılı birer pembe kurdele verdi. Daha sonra kabul görmenin toplum üzerinde ne gibi etkileri olacağını anlayabilmek amacıyla sınıfına bir proje yaptırmaya karar verdi. Her bir öğrencisine 3er tane pembe kurdele verip, onlardan bu töreni gerçek dünyada da sürdürmelerini istedi.

Çocuklardan biri, yakınlarında olan bir şirketin üst düzey görevlisini onurlandırmış adamın yakasına pembe kurdeleyi iliştirmişti. İki kurdela daha vermiş, sizden onurlandırmanız için başkalarını da bulmanızı istiyoruz. Böylece onlarda başkalarını bulup kurdele ağını fazlalaştırabilirler. Daha sonra lütfen bana sonucu hakkında bilgi verin. diye rica etmişti.

O gün üst düzey yönetici suratsız biri olarak bilinen patronunun yanına gitmeye karar verdi. Patronunun odasına girdi ve ona, iş dünyasında bir dahi olduğu için takdir edip örnek aldığını ve yakasına, pembe kurdeleyi takması için izin verip vermeyeceğini sordu. Şaşkına dönen patronu. Tabii ki! şeklinde cevap verdi. Yönetici pembe kurdeleyi patronunun tam kalbinin üstüne ceketine iliştirdi. Diğer kurdelayı verirken de Bana bir iyilik yapar mısınız? dedi. Siz de bu kurdeleyi onurlandırmak istediğiniz birine verir misiniz?

O gece patron evine geldiğinde 14 yaşındaki oğlunun yanına oturdu, Bugün inanılmaz bir şey oldu diyerek olayı anlattı. Ofisteydim üst düzey yöneticilerinden biri geldi, bana iş dünyasında ne kadar başarılı olduğumu, örnek aldığını ve takdir ettiğini söyleyip göğsüme bu kurdeleyi taktı. Bir hayal etmeye çalış Benim bir dahi olduğumu düşünüyor Siz çok önemlisiniz yazılı bu kurdeleyi tam kalbimin üstüne taktı ve bir kurdele daha vererek onurlandıracağım başka birini bulmamı istedi. Arabayla eve gelirken bu kurdeleyle kimi onurlandıracağımı düşünürken aklıma sen geldin. Ben seni onurlandırmak istiyorum!

Çünkü, diye devam etti patron. Günlerim aşırı yorucu geçiyor. Eve gelince sana ilgi gösteremiyorum. Bazen derslerden kırık not alınca sana bağırıp çağırıyorum.

Oysa bu gece bir şekilde seninle odan da oturup, benim için ne kadar farklı olduğunu, özel olduğunu söylemek istedim. Annen gibi sen de benim hayatımdaki en önemli insanlarsınız. Sen mükemmel bir çocuksun. Seni seviyorum diye devam etti.

Şaşkına dönen çocuk ağlamaya başladı. Bütün vücudu titriyordu. Başını kaldırarak gözleri yaş içinde babasına baktı Babacığım dedi, yarın intihar edecektim durakladı. Baba, ben senin ben senin beni hiç sevmediğini beni hiç önemsemediğini düşünüyordum. Ama artık her şey çok farklı, baba sen şu an oğlunun hayatını kurtardın!

Bizim sevgimizi de bilmek isteyen insanların var olduğunu sakın unutmayın. Hepimize yetecek kadar kurdele olduğunu unutmayalım.

Alintidir….

__________________
_________________
Hayatta Ya Tozu Dumana Katarsın Ya Tozu Dumanı Yutarsın…

İlk Buluşmada Neler Yapılmalı?

Beklediğiniz gün nihayet geldi, onunla ilk kez buluşacaksınız… Peki ama nerede?

Sinema: İlk buluşma için pek uygun sayılmaz. Ne de olsa film başlar başlamaz ağzınızı kapamak zorunda kalırsınız. Ancak uzun süre yan yana oturacağınızdan, olumlu elektrik alıp almadığını anlaman için iyi bir fırsat olabilir. Bu arada filmin türüne göre birbirinize dokunma şansını da elde edebilirsiniz. Eğer bu bir korku filmiyse, ona sarılmanı hiç de ters karşılamayacak aksine hoşuna gidecektir. Ama sakın durumu abartayım deme!

Nelere dikkat etmelisin? Filmden hoşlanmasan bile bunu belli etmemen yerinde olur.

Yemek: İşte birbirinizi daha iyi tanımak ve bir dahaki buluşmayı garantileyecek bir ortam. Eğer onu gerçekten etkilemek ve senden başka bir şey düşünmesini istemiyorsan, mutlaka sakin ama romantik bir yere gitmenizde fayda var. Sınıf arkadaşlarının akınına uğrayan, gürültülü patırtılı yerler, ilk buluşma için hiç de uygun sayılmaz. Gelelim yemek anında yapman gerekenlere… Garson mönüyü getirdiğinde, uzun uzun inceleyip, bütün listeyi tek tek anlatmasını istersen, baştan şansının kaybolduğunu söyleyelim. Senin kararsız ve sıkıcı biri olduğunu düşünmesini istemezsin öyle değil mi? Göz ucuyla mönüye şöyle bir bakıp, kendinden emin ve cool bir tavırla, daha önce hiç tatmamış bile olsan bir yemek iste. Ne kadar aç olursan ol, yemeğini ağır ağır yemeye özen göster. Bu arada havadan sudan konuşmayı da ihmal etme. Yemek boyunca sakın hayat hikayeni anlatma. Bırak o seni çözmeye çalışsın. Unutmadan, ne kadar yakınlaşırsanız yakınlaşın ona dokunma girişiminde bulunma. Bunu, daha sonraki buluşmalara bırakman daha yerinde olur.

Nelere dikkat etmelisin? Ağzını sık sık peçeteyle sil. Yemek artıkları eşliğinde konuşmak pek hoş olmaz öyle değil mi?

Cafe: En uygun buluşma ortamlarından sayılır. Bol bol sohbet edebilir, birbirinizi yakından tanıma fırsatı bulabilirsiniz. Seçme şansın varsa, deniz veya yeşilliğe bakan bir masayı seç ki, daha romantik olsun. Böylece ona duygularını daha rahat ifade etme fırsatı tanımış olursun.

Oturma pozisyonunu da es geçmemek gerek! Tam karşısına oturursan, onu etkileme şansın azalabilir. Çünkü bu oturuş biçimi beden dilinde rakiplik anlamına gelir ve karşısındaki kişi seninle rahat iletişim kuramaz. Bu nedenle mümkünse, yanına otur ve onunla sadece göz teması kur.

Sohbet sırasında sakın peçete, telefon, çanta sapı gibi şeylerle oynama. Böyle yaparsan senin onu dinlemekten sıkıldığını düşünebilir. Anlattığı şey, önemsiz bile olsa, çok ilginç bir şey dinliyormuş gibi bedenini ona doğru yönelt ve can kulağıyla dinle.

Nelere dikkat etmelisin? Onu etkilemek için olmadık komplimanlar yapmaya kalkma, doğal ol ve bol bol gülümse

Konser: Her ne kadar sohbet şansı sıfır olsa da konser mekanı ilişkinizin ilk tohumlarını atmak için uygun bir yer olabilir. Özellikle bu, ikinizin de sevdiği bir sanatçının konseriyse… Üstelik burada cafe veya yemekte olduğu gibi birbirinize dokunmamak için kasmanıza gerek yok. İlk buluşmanız bile olsa, konser boyunca birbirinize sarılabilir, dans edebilir, birlikte sevdiğiniz sanatçının şarkılarına eşlik edebilirsiniz. Çıkışta yaptığınız nefis bir sandviç ziyafeti ve kısa bir yürüyüş, güzel bir aşkın başlangıcı olabilir.

Nelere dikkat etmelisin? Sesin iyi değilse kendini fazla kaptırıp, bağırmaya kalkma! Bütün hayallerini suya düşürebilirsin.

Parti: İlk buluşma için pek uygun sayılmaz ama birçok avantajı olduğu da bir gerçek. Her ne kadar koyu bir sohbete dalma fırsatı bulamasanız da, kalabalık sayesinde sıkılmadan vakit geçirebilirsin. En önemlisi, ortak arkadaşların sayesinde hakkında bir sürü tüyo kapabilirsin. Böylece bir dahaki buluşmanızda elinde ciddi anlamda veri olmuş olur.

Nelere dikkat etmelisin? Bir partide başına gelebilecek her türlü aksiliğe karşı önlem almayı unutma! Üzerine yemek dökülmesi, elbisenin askısının kopması veya çorabının kaçması karizmanı bir anda yerle bir edebilir.

Alıntı :E-KOLAY

Sizin önerileriniz neler bayanlar , siz ilk buluşmalarda neler yaptınız anlatın bakalım

__________________

Her imparatorluğun çöküşünün altında bir kadının imzası vardır. Şimdi sıra sizinkinde ..
_________________
Hayatta Ya Tozu Dumana Katarsın Ya Tozu Dumanı Yutarsın…

İlişkilerde 8 Tehlikeli Sorun

Modern yaşamın olumsuzlukları ilişkileri de olumsuz etkiliyor. İşte 8 tehlike…

Modern yaşamın olumsuzlukları ilişkileri de olumsuz etkiliyor. İstatistikler ise boşanmaların son 10 yılda 3 kat arttığını gösteriyor. Çiftlerin yaşadığı en yaygın sorunları, Psikolog Dr. Nur Velidedeoğlu Kavuncu’ya sorduk.

1-FARKLI AİLE YAPILARI

Annem böyle istiyor

İlişkiyi bireyin geldiği aile yapısı da şekillendiriyor. Bireyler genellikle ailelerinde gördükleri ilişki biçimini model alarak eşlerinin buna uygun davranmasını bekliyorlar. Aileler de çiftin yaşam tarzına sürekli müdahalede bulunduğunda yeniden yapılanma aşamasında olan çiftin ilişkisi zora girebiliyor. Ne yazık ki, çok iyi anlaşmalarına rağmen bazı çiftlerin sürekli olarak ailelerinin etkisi altında kalmaları ilişkilerini bitme noktasına kadar sürükleyebiliyor.

ÇÖZÜM: İki farklı aile yapısından gelen bireylerin kendi

evlerinde yeni bir yapı belirlemeleri gerekiyor.

2-EŞİT OLMAYAN GÖREV DAĞILIMI

Evde eşitlik bekliyorum

Günümüzde kadınlar da çalışma hayatına yoğun bir şekilde katılıyor. Dolayısıyla rol ve sorumluluklarda da değişiklikler oluyor. Ev işleri, dışarıda çalışsa bile genelde kadına kalıyor. İşinden eve gelen kadınlar ise evdeki eşit olmayan görev dağılımından yakınıyor en çok. İşten gelen kadının ev işlerinde eşinden yardım beklemesi ve bunu dile getirmesi sonucunda da gerginlikler yaşanıyor. Ancak zaman içinde kadınlar, daha fazla gerginlik oluşmasın diye bu taleplerinden vazgeçip durumu kabullenmeye başlıyorlar. Böylece evlilik kadın için bir yük olmaya başlıyor ve eşler arasına mesafe giriyor.

ÇÖZÜM: Çözüm tabi ki kadının daha sabırlı olması ve bu talebini eşine hiç bıkmadan düzgün bir şekilde açıklamasından geçiyor.

3-DEĞİŞİM TALEBİ

Önce sen değiş, sonra ben mutlaka değişeceğim

Çiftler genellikle partnerlerinin olumsuz davranışları karşısında kendilerini kurban olarak görüyor ve onların değişmesini istiyor. Partnerleri de aynı talep ile geldiğinde, değişime hazır bile olsalar önce değişim talebiyle gelen kişinin ilk adımı atmasını istiyorlar. Bu da ilişki içinde işbirliği kurulamamasına ve uzlaşma sağlanamamasına neden oluyor.

ÇÖZÜM: İşbirliği ve uzlaşma ilişkinin gelişimi için çok önemli iki öğe. Bu iki öğe yerine getirildiğinde sorun da ortadan kalkıyor.

4-GERÇEK DIŞI BEKLENTİLER

Eşim ben söylemeden ne istediğimi anlamalı!

İlişkilerde en sık rastlanan sorunlardan biri de eş veya ilişki ile ilgili gerçek dışı beklentiler Bu beklentilere şu örnekler verilebilir: ‘Eşim ben söylemeden ne istediğimi ve hissettiğimi bilmeli’, ‘Birbirimizi sevdiğimize göre her zaman mutlu olmalıyız’, ‘Eşim benim isteklerimi ve ihtiyaçlarımı tahmin edebilmeli’, ‘Her konuda hemfikir olmalıyız’, ‘Birbirimizi seviyorsak ailelere veya arkadaşlara ihtiyaç olmaz’, ‘Cinsel hayatımız, birbirimize olan ilgimiz hep aynı düzeyde devam edecek’. İlişkide bu beklentilerin gerçekleşmemesi ya da gerçekleşmeyeceğinin görülmesi hayal kırıklıklarına, umutsuzluğa, gerginliğe yol açıyor. Eşler karşılıklı olarak birbirlerini suçlamaya başlıyor.

ÇÖZÜM: Bu beklentilerin mantıklı olmadığını karşılıklı konuşarak, anlatmak ve anlamak gerekiyor. Bu aşamada çiftlerin mutlaka anlayışlı olması gerekiyor.

5-DUYGULARIN ZAMANLA DEĞİŞMESİ…

Beni ilk günkü kadar çok sevmiyor!

İlişkilerde sık rastlanan sorunlardan biri de eşe duyulan yakınlık ve sevgi hissinin zaman içinde değişkenlik göstermesi. Duygular, hiçbir zaman kur yapılan ilk günlerdeki gibi yoğun bir şekilde kalmıyor. Ancak yine yanlış bir inanışla eşler ‘sevgi, romantizm ve heyecanımız hep aynı kalmalı’ beklentisi içine girdikleri için hayal kırıklığı yaşıyorlar. Oysa bu değişim, sevginin bittiği ve ilişkinin bitmesi gerektiği anlamına gelmiyor.

ÇÖZÜM: İlişkiler hep aynı düzlemde gitmez. İnsan hayatı gibi ilişkilerde de inişler ve çıkışlar olabilir. Bunu kabul etmek gerek.

6-REKABET VE GÜÇ ÇEKİŞMESİ

Patron benim!

Çiftlerden birinin ilişkiyle ve yaşamla ilgili konularda karar alırken daha etkin olması, kendi başına çözüm bulup uygulaması ve eşini de bu kararı uygulamaya zorlaması sorun yaratabiliyor. Çiftlerin uzlaşmacı bir tavır sergilememesi bu sorunu daha da pekiştiriyor. Bu, bazı çiftler için eve alınan basit bir obje konusunda yaşanabiliyorken bazıları için çocukları konusunda alınan kararlarda görülüyor.

ÇÖZÜM: Eşlerden birini ilgilendiren her konu birlikte masaya yatırılmalı ve kararlar ortak alınmalı.

7-İLETİŞİMSİZLİK

Bana karşı yeterince açık değil

Eşler bazen partnerlerinin kendilerinden çok fazla şey talep ettiğini düşünüyorlar. Ya da eşlerden biri diğerinin yeteri kadar açık olmadığından ve düşüncelerini paylaşmadığından şikayet edebiliyor. Çünkü eşler genellikle sorunlarını konuşmaktan, paylaşmaktan ve tartışmaktan kaçınıyorlar. Bu iletişimsizlik ise eşlerin birbirleri ve ilişkileri hakkında olumsuz düşünceler geliştirmesine neden oluyor.

ÇÖZÜM: Sorunların, her ne olursa olsun, karşılıklı olarak paylaşılması ve iletişimin en üst noktada tutulması gerekiyor.

8-CİNSEL SORUNLAR

Yatakta beni mutlu etmiyor

Eşler arasında cinsel anlamda uyum sorunu bulunuyorsa bu, günlük hayatlarına da yansıyor. Yani cinsel sorunlar ilişkinin genel gidişatını ciddi ölçüde etkiliyor. Cinsel sorunları nedeniyle çift terapisine gelenlerin yaşadığı ilk sorun vajinismus olarak görünüyor. Yani çiftler bu nedenle cinsel birleşme sağlayamıyor. Diğer cinsel sorunlar ise, erken boşalma, sertleşme sorunu ve orgazm olamama şeklinde sıralanabilir.

ÇÖZÜM: Bu tip sorunlarda uzmanına danışmak en doğrusu. Ancak cinsellik ile ilgili sorunların kaynağında bazen sadece iletişim bozukluğu yatabiliyor. İletişim becerisi çift için ilişkinin her aşamasında çok önemli.
_________________
Hayatta Ya Tozu Dumana Katarsın Ya Tozu Dumanı Yutarsın…

Hayata Dair

Hayat

şerefle Bitirilmesi Gereken

En Asil Görev Hayattir.

Bir Lokma Ekmek Için

şerefini çiğnetmeye,

Bir Anlik Eğlence Için

Servetini Tüketmeye,

Bir Zamanlik Mevkii

Için El Ayak öpmeye,

Insanlari Ezip Geçmeye,

Günlük Menfaatler Için,

Onurunu Terk Etmeye,

Bir Kisim Insanlara Kizip

Tüm Insanlara Düşman Olmaya Değmez Bu Hayat…

_________________
Hayatta Ya Tozu Dumana Katarsın Ya Tozu Dumanı Yutarsın…